Satılık Olanlar Sadece Mendiller

mendiller

“Mendil alır mısın abi?” dedi, kirli ama güzel yüzüyle. “Yok” dedim, “Sağ ol, sağ ol, benim var” ”Olsun sonra kullanırsın” dedi titrek sesiyle. “Peki” dedim, “Ver bir tane” Uzattım parayı, sevindi. “Mendil kalsın” dedim, gücendi. “Olmaz öyle şey, ben dilenci değilim” “Peki” dedim, “Peki, kızma” Aldım mendili elinden sordum: “Adın ne senin?” “Murat” dedi, “Murat … Devamını oku…

Bunda Bir İş Var

taciz

Orta okul arkadaşım bugün sürpriz bir ziyaret yaptı, havadan sudan konuşurken mevzu 6284 e geldi, ve bir mevzu anlattı. Bir avukat arkadaşı anlatıyor, mevzu şu, belediye otobüsünde bir kadın beni Taciz etti diyor, millet bir dalıyor çocuğa, ağız burun dağılıyor. Tutuklanmış çocuk. Çocuğu görmeye gidiyor, tipini görür görmez “Mümkün değil bu çocuk böyle bir şeyi … Devamını oku…

Ne kadar az satın alıyorsak o kadar

finlandiya

“Merhaba. Finlandiya’da yaşıyorum. Burada insanların yaşam standartları genel olarak oldukça iyi. Yoksul insanlara rastlamak çok zor. Alk*l veya n*rkotik madde ya da k*mar gibi bağımlılığı olmayan biri kimseye muhtaç olmaz. Gerekirse devletten barınma ve geçinme desteği alır. Buna rağmen ne gıdalar ne de eşyalar mümkün olduğunca israf edilmez. Çok gerekli olmadıkça bir şey satın alınmaz. … Devamını oku…

1 Kuruş

1 kurus

İSMET İNÖNÜ bir gün yorgun ve sinirli bir halde Çankaya’ya çıkıyor. Kahveden sonra Atatürk soruyor: – Hayrola İsmet?.. Sende bir fevkaladelik var bugün… Ne oldu?.. Neye sinirlendin? – Türk Hava Kurumu’nun toplantısı vardı da… – Eee, ne olmuş varsa? – Fuat beyi (THK Başkanı) epey terlettim… İstifaya falan kalktı. – Çalışkan çocuktur Fuat… Kurumu da … Devamını oku…

İşlerini İyi Yapıyorlar

islerini iyi

Çocuklarınızın eğitilmesini istemiyorlar. Çok fazla düşünmenizi istemiyorlar. Bu yüzden ülkemiz ve tüm dünya gün geçtikçe eğlenceyle, medyayla, televizyon programlarıyla, lunaparklarla, uyuşturucuyla, alkolle ve aktivitelerin her çeşidiyle dolu hale geldi, insanların zihnini meşgul tutmak için. Yani çok fazla düşünmeniz, önemli insanların işine gelmiyor. Uyanmanız ve anlamanız gerek ki, hayatınızı yönlendiren insanlar var ve siz bunun farkında … Devamını oku…

Gidenin Ardından Su Döken Yok

gidenin ardindan

Çocukluğumuzda at arabaları ve faytonlarla kısa yolculukları hep yapardık ama uzun yola gitmek o kadar kolay değildi. Yalnızca büyük şehirlere otobüslerle yolculuk yapılırdı. Kenarlarına köşebent çakılmış tahta valizlerine doldurulan tıka basa eşya ile uğurlanan yolcuların arkasından, su gibi hızlı gidip gelmesini dileyerek su dökerdik. Eller otobüs gözden kaybolana kadar havada kalır, gidenin yakınlarının gözyaşları birbirine … Devamını oku…

Bu yazıyı yazan bir adamı yüreğinden öpüyorum.. Mutlaka okuyun!

kadinlar2

Biz kadınları hiç sevmedik! Saçlarını sevdik, hele bir de sarışınsa daha çok sevdik Ağızlarını sevdik, hele bir de şehvetli ve dolgun ise daha çok sevdik. Göğüslerini sevdik… Bacaklarını sevdik, hele bir de sütun gibiyse bayıldık. Kalçalarını sevdik… Gerçekten güzel vücutlu ve “çıtırsa” daha çok sevdik… Yolda, arabada, televizyonda, internette onlara hep “baktık” Her yerlerine iyice … Devamını oku…

Allahsız Osman

allahsiz osman

Allahsız Osman İstanbul da 1880 lü yıllar.. o zamanın kabadayılarından Ustura Kemal ve arkadaşları, Karacaahmet mezarlığının karşısında bir evin bahçesinde çilingir sofrası kurmuşlar. içki masası muhabbeti tüm hızıyla devam ederken laf dönüp dolaşıp mezarlı ve ölü konusuna gelmiş. içinde zırnık Allah korkusu ve vicdan bulunmadığını iddia ettiği için lakabı Allahsız Osman olan bir kabadayı, ulan … Devamını oku…

Bardak

bardak0

“Bardak dolu” (Optimist ) “Bardak boş” (Pesimist ) ”Bardak yok” (Nihilist) “Bardak benim olmalı” (Emperyalist) “Bardaktan seri üretime geçelim” (Kapitalist) “Bu bardak ne yenir be” (Mazohist) “Bardağı alın oradan kırarım yoksa” (Sadist) “Bi bardak su versene” (Konformist) “Bardağın güzelliğine bak, aynı ben” (Narsist) “Bu bardağı da bulamayanlar var” (Hümanist) “Bardağı bize vermezseniz onu bir daha … Devamını oku…

Herkes Şehirli Olmak İstedi

Herkes Şehirli Olmak İstedi

Herkes şehirli olmak istedi. Sabah horozlar öttüğünde kalkıp ekmek hamuru yoğurmak, ekmek pişirmek zor geldi. Benim neyim eksik şehirli kadından, bir eli yağda bir eli balda dediler, göçtüler.. Köyünde şurdan bir bakınca, çayır çimen gören gözler, apartmanlarda gecekondularda buhrana uğradılar.. Kendi toprağını ekmek biçmek zor gelirken, onun bunun evini temizlemeye gittiler, çoluk çocuk şehir yerinde … Devamını oku…