akide şekeri

Ağlayan Çocuk Portresi

90’lı yıllarda evlerde ve işyerlerinde asılı olan “Ağlayan Çocuk Portresi” veya kurgusal karakter Burhan Altıntop’un deyimiyle “Çiko”, bakan kişide merhamet, acıma gibi duygular uyandırıyor genellikle. Ancak bu masum yüzün aslında lanetli olduğuna inanan insanlar da var.

İtalyan ressam Giovanni Bragolin tarafından 1950’lerde resmedilen ağlayan çocuk portresini bu kadar popüler yapan, gözlerinde biriken acıklı gözyaşlarından başka bir sebep. 4 Eylül 1985 tarihli İngiliz Sun gazetesinin haberine göre, Ron ve May Hall isimli bir çiftin evlerinde korkunç bir yangın çıktı ve küle dönüşen evden, yalnızca salon duvarında asılı olan Ağlayan Çocuk portesi hiç zarar görmeden çıktı.

1985 yılının takip eden aylarında İngiltere’de çıkan başka yangınlarda da aynı şekilde yalnızca Ağlayan Çocuk Portresi’nin sağlam çıktığı haberleri yayılınca, tablo hakkında çeşitli şehir efsaneleri duyulmaya başlandı: Resimdeki çocuğun bir yangında öldüğü ve ruhunun tabloda yaşadığı, resmi yapan sanatçının çocuklara işkence etmesi sebebiyle ruhlarının tabloyu alanlara musallat olduğu gibi…

Tablonun laneti hakkında kısa sürede yayılan bu efsaneler üzerine İngiliz itfaiyesi bir basın açıklamasıyla, yangınların elektrik kontaklarından kaynaklandığını, tabloların yanmama sebebinin ise yapımında kullanılan malzeme olduğunu anlatmak durumunda kaldı. Ancak yapılan bu açıklamaya rağmen tablo uzun yıllar lanetli olarak anılmaya devam etti ve hatta dünyanın birçok yerinde kopyaları imha edildi.

Her zaman en garip yerlerde asılı olan bu “ağlayan çocuk portresini” en son nerede gördüğünüzü hatırlıyor musunuz?

Kaynak: Exemplore / Atlas Obscura / Ststworld

ciko

Benzer İçerikler

Ey İnsan!

Ey İnsan!

Hindular 3700 yıldır Kalki’yi bekliyor. Budistler 2600 yıldır Maitreya’yı bekliyor. Yahudiler 2500 yıldır Mesih’i bekliyor. Hristiyanlar 2000 yıldır İsa’yı bekliyor. ...

Devamını Oku...

Alkol illeti

Alkol illeti yüzünden ya babasından ya annesinden şiddet görmüş, ilgi ve sevgiden yoksun yetişmiş çok öğrencim oldu. Hala da var. ...

Devamını Oku...

Hem Fukara, Hem Dertsiz

Hem Fukara, Hem Dertsiz

Padişahın biri keyifsiz düşmüş de, Hem gamsız, hem fukara birinin gömleğini giyerse şifa bu­lur, demişler. Aramışlar taramışlar, hem fukara , ...

Devamını Oku...

Bir Ödek, Bir Yedek

Bir Ödek, Bir Yedek

Bir gün annem, “Seni evlendireceğiz”, dedi. “Kiminle?” diye sordum. “Teyzenin kızı ile”, dedi. Yıl 1925’in sonları, ben 24 yaşıma gelmiştim. ...

Devamını Oku...

Yorum yapın