akide şekeri

Unutma

Tahta yeni çıkan kral’ın biri elindeki gücün verdiği etkiyle herkesi hor görür, kimseleri beğenmez, insanları küçük görürmüş.En sonunda halkı küsmüş kral’a.Onca şatafatın içinde gönül yalnızlığı çekmeye başlamış adam. Kalabalıklar içinde bir yalnızlıkmış onunkisi. Emrindeki insanlar bile yalandan yalandan gülermiş yüzüne…

Geceleri uyuyamaz olmuş ama ahlakından da vazgeçemiyormuş bir türlü. En sonunda bu yalnızlık hasta etmiş kral’ı. Eşi bu duruma çok üzülmüş. Ülkedeki tüm şifacıları çağırsada yine de bir etkisi olmamış…Kral hasta yatağında dahi insanları kırmaktan geri durmazmış…İnsanları kırdıkça ise en sevdiği ahbapları bile uzaklaşmış kendini beğenmiş kral’dan.

Kral’ın eşi gitgide kocasının içine dert ettiği hastalığı şifacılarında geçiremediğini görünce, son çare olarak ülkedeki yaşlı bilgenin yanına varıp yardım istemiş. Bilge tüm olanları dinlemiş.Kendince de araştırmış kral’ı.En sonunda bu hastalığa bir çözümü olduğunu söylemiş… Ne dediyse yaparlarsa eğer Kral bu hastalıktan kurtulurmuş anlattığına göre…

Yaşlı bilgeyi dinleyip kral’ı hasta yatağından kaldırıp civardaki büyük ve tehlikeli ormanın önüne getirmişler. Bilge herkesin gitmesini istemiş. Kral ile baş başa kaldıklarında ormanın derinlerine doğru ilerlemeye başlamışlar birlikte . Orman sık ve büyük ağaçların gökyüzünü kapatmasından ötürü pek bir karanlıkmış… Epey derinlere ilerlediklerinde, bilge,

-“Hadi geri dönelim kralım” demiş. Ve kral yönünü bulmak için arkasını döndüğü an bilge gözden kaybolmuş… Kral o hasta haliyle bir o tarafa bir bu tarafa koşturmaya başlamış… Karanlık ve tehlikeli ormanda bir başına kalmak gözünü epey korkutmuş… Kan ter içinde kalmış en sonunda. Yolunu bir türlü bulamamış.

Bir gün sonra yaşlı bilge saraya dönmüş kral ile birlikte. Kral’ın hem hastalığı geçmiş, hemde öyle iyi huylu, sevecen ve güler yüzlü bir insan olarak geri dönmüşki… Herkes, kraliçe dahi şaşkın… Bir günde bu değişimin nasıl olabileceğini öyle merak ediyorlarmış ki…

En sonunda kraliçe dayanamamış ve yaşlı bilgeye bu değişimin nasıl olduğunu sormuş. Bilge gülümseyerek bakmış kraliçeye. Ve şöyle cevap vermiş:

-“Siz bu hastalık için yanıma geldiğinizde, eşinizi epeyce araştırdım. Küçük bir çocukken çobanlık yaparlarmış. Talih yüzlerine gülmüş, vezir olmuş… Gitgide mertebesini artırmış. En sonunda ülkenin kralı olmuş… Ben onu bir ormana götürdüm. Sonrada geldiğimiz gibi geri dönelim dedim. Kral dönemedi. Kayboldu ormanda… Ben ise kolayca buldum yolumu. Ertesi sabah ormana varıp kralı yapayalnız ağlarken görünce onu eski haline döndürecek şu cümleyi söyledim:

Ben yolumu kolayca buldum. Çünkü geldiğim yeri unutmadım.Hep aklımdaydı. Yaşadın tecrübe ettin. Artık sende biliyorsun. Geldikleri yeri unutanlar. Mutlaka kaybolurlar. Geldiğin yeri sakın unutma… -“

Yazar: Suat Özge

Sosyal Medyada Yazarı Takip Edin : InstagramYoutubeFacebook

unutma

Benzer İçerikler

Maliyeci

Maliyeci Fıkrası

Bir gün bir ormana maliyeciler gelir. Bunu gören tilki koşarak ormandan kaçmaya başlar. Koşarken, yolda kaplumbağa ile karşılaşır. Kaplumbağa tilkinin ...

Devamını Oku...

Jan Paderevsky

Jan Paderevsky

Bu adam kim biliyor musunuz? O, bir zamanlar Polonya’nın en ünlü piyanisti ve bestecisiydi. Hem de Chopin’i en iyi yorumlayanlardan ...

Devamını Oku...

Diri diri gömülen Dünya Şampiyonu Pehlivan

Boyu 1.80 ağırlığı 105 kilo olan Kara Ahmet’in göğüs çevresi 1.24 boyun kalınlığı 50 santimdi. Kolları kalıplı, bilekleri kalın, pençesi ...

Devamını Oku...

Mutsuz Nesil

Mutsuz Nesil

Memur 36bin, polis 46bin, aşçı 50bin, özel okul öğretmen 20-25bin hatta asgari ücret. Özel sektörde beyaz yaka ortalama 30-35bin, mühendis ...

Devamını Oku...

Yorum yapın