Vazife

Vazife insana öyle galaktik konseylerden filan verilmez,

Vazife insana, kulağında çınlayan İlahi bir sesle de verilmez,

Hele birtakım üstat kılıklı kan emicilerden hiç verilmez…

Ademoğlu ve Ademkızı için vazife ne midir?

Vazife;

Vicdanın üst kutbunu besleyici, vicdan dengesini yükseltici işlerdir.

Vazife;

Yerine getirdiğinde başka hiçbir şeyle sağlayamayacağın bir haz,

Bir huzur duymanı sağlayan işlerdir.

Daha anlaşılır bir dille, örnekler mi istiyorsun?

Bir körü karşıdan karşıya geçirdiğin zaman,

Cadde ortasına düşmüş kayayı yol kenarına koyduğun zaman,

Istırap çeken birini teselli ettiğin zaman,

Ağlayanın gözyaşlarını dindirdiğin zaman,

Bataklığa düşmüşü kurtarmak için fedakarlık yaptığın zaman,

Acımasızca tekmeleneni yerden kaldırdığın zaman,

İntihara kalkışacak olanı kararından vazgeçirdiğin zaman,

Metroda bir yaşlıya veya çocukluya yer verdiğin zaman,

⬇ ⬇ ⬇ R E K L A M ⬇ ⬇ ⬇

⬇ ⬇ ⬇ D E V A M ⬇ ⬇ ⬇

Aç kalmış birini doyurduğun zaman,

Muhtaç olana sırtını dönmediğin zaman,

Yardım isteyenden yardımını esirgemediğin zaman,

Kısaca sevgiyle bir insana yardım eli uzattığın zaman,

İçinde bir ferahlık, bir huzur veya bir mutluluk duyuyorsan ,

Bil ki bir vazifeyi yerine getirmişsin demektir,

Yani “vicdanının vazife kutbu”nu beslemişsin demektir,

Güzel kardeşim…

Kısaca Dünya Okulu’nu bitirmeye çalışan her insan için vazife;

“İnsan” olmanın, toplumun bir parçası olmanın,

Gereklerini (icaplarını) yerine getirmektir…

Daha genel olarak ifade etmek gerekirse;

Ne aşağıdan, ne Yukarıdan, ne maddi, ne manevi

Hiçbir karşılık ve çıkar beklemeksizin,

Sadece “yapılması gerekiyor”

Ya da “birinin yapması gerekiyor” zihniyetiyle,

“İcap eden”i, icap eden neyse onu yerine getirmektir…

Alparslan Salt

Yorum yapın