Yargılamak

On üç, on beş yaşlarında olmalıydım. O yaz sıcağında, babamın işyerinin kapısında oturuyor, gelen geçeni izliyordum. Bu arada kahveci çırağının, elindeki çayı bırakırken o gün giydiği oldukça kalın kışlık pantolonu dikkatimi çekti. O gittikten sonra karşı dükkanın önünde oturan yaşlı komşumuza, hani söz olsun, bu sıcakta da böyle giyinilir mi, diye konuya girmeye çalıştım. Adam bir süre yüzüme baktı, sonra da başını bilgece sallayarak, sanki kendi kendine sordu:

-Acaba bu çocuğun giyecek bir başka pantolonu var mıdır?

Utanmıştım. Hiç sesimi çıkaramadan, başımı önüme eğdim, sustum.

⬇ ⬇ ⬇ R E K L A M ⬇ ⬇ ⬇

⬇ ⬇ ⬇ D E V A M ⬇ ⬇ ⬇

Aslında o gün önemli bir ders almıştım: Bir başkası için yorumda bulunmadan, onu eleştirmeden, kendimizi onun yerine koymalıyız!

Bir Kızılderili atasözünü anımsadım:

“Bir insanın ayakkabısını giyip yarım mil yürümeden onu yargılamayın!”

Yorum yapın