akide şekeri

Çay İçin Çok Küçük

Marty Mckay çoktan beş yaşına gelmişti ama ailesinin bebeğiydi hala.

‘’Ben de biraz çay alabilir miyim?’’ diye sordu Marty annesine. Annesi çayını çok güzel bir bardaktan içiyor ve gümüş kaşığıyla karıştırıyordu.

‘’Hayır Marty. Sen çay içmek için çok küçüksün.’’

‘’Ama neden?’’ diye sordu Marty.

‘’Çünkü parmakların bardağı tutmak için çok ufak. Ayrıca çay senin için fazla sıcak bebeğim.’’

‘’Ben bebek değilim,’’ dedi ‘’ Beş buçuk yaşındayım.’’

Marty bahçeye çıktı. Abisi Ralph basketbol oynuyordu.

‘’Ben de oynayabilir miyim?’’diye sordu Marty. Ralph Marty’nin burnunun dibinde topunu bir aşağı bir yukarı zıplattıktan sonra potaya attı.

‘’Sen basketbol oynamak için çok küçüksün Marty.’’

‘’Ama neden?’’

‘’Çünkü basket potası yetişemeyeceğin kadar yüksekte. Top da minik bebek ellerin için fazlasıyla büyük.’’

‘’Ben bebek değilim. Ben beş yıl dokuz aylığım tam.’’

Marty mutfağa gitti. Ablası Jane şeker dükkanına gitmek için bisikletini hazırlıyordu.

‘’Ben de seninle şeker almaya giderbilir miyim?’’ Marty sordu ablasına. Bisiklete bindiğinde saçlarında esen rüzgarı ve dilinde şeker tadını hayalinde şimdiden hissedebiliyordu.

‘’Olmaz. Sen dükkana gitmek için çok küçüksün.’’

‘’Ama neden?’’

‘’Çünkü dükkan senin bisiklet sürerek gitmen için fazla uzak. Senin bebek bisikletin de çok yavaş.’’

‘’Ben bebek değilim. Neredeyse altı yaşındayım.’’

‘’Altı?’’ Jane güldü. ‘’Sen henüz beşe yeni bastın!’’

Marty yerdeki çimenlere oturup ablasının bisikletine binip gitmesini izledi. Ağlamaya başladı. Babası araba yıkıyordu. İnce ağlama sesini duyup neler olduğunu öğrenmek için etrafa bakındı.

‘’Neden ağlıyorsun?’’ diye sordu Marty’nin babası.

‘’Çünkü her şey için fazla küçüğüm. Keşke en küçük kardeş ben olmasaydım.’’

‘’Ne dilediğine dikkat et,’’ dedi babası.

Hemen sonra Marty’nin annesi Marty’nin babasına çay getirdi. Karnını okşadı ve gülümsedi.

‘’Bir bebeğimiz daha olacak.’’

‘’Ve bu da senin ağabey olacağın anlamına geliyor Marty.’’ Dedi babası.

‘’Ama ben ağabey olmak için çok küçüğüm,‘’ dedi Marty. ‘’Ben sadece bir bebeğim!’’

Çeviri – Derya KÜÇÜKKİRİŞ

Alıntı

Benzer İçerikler

Sefaletin En Büyük Sebebi

hindistan’ın ingilizler tarafından işgal edildiği yıllarda bir ingiliz subayı hiçbir neden olmaksızın halktan bir hintliye sertçe bir tokat atar. hintli ...

Devamını Oku...

10 Komik Gerçek

1- Aynaya bakmadan kulaklarını göremezsin. 2- Saç tellerini sayamazsın. 3- Dilin dışardayken burnundan soluyamazsın. 4- Biraz önce No 3’ü denedin. ...

Devamını Oku...

Mezarcıyım

Diktatör devlet başkanı bir akşam meyhaneden içeri girer.Tezgahtara yaklaşır. Hafif içkili bir sarhoşun yanına çöker. Oradan buradan konuşurlarken sorar : ...

Devamını Oku...

Yumurtanın Tazesi

Tanıdıklardan biri, yazdığı romanın müsveddelerini Neyzen Tevfik’e göstererek fikrini sorar: Neyzen beğenmediğini ifade edince, adam: -İyi ama, der. Siz hiç ...

Devamını Oku...

Yorum yapın